‘Güzel Sözler’ Kategorisi için Arşiv

Okan Bayülgen Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Evet ukalayım. Ukalalık çok güzel bir şey ayrıca… Ukalalık bir yeniliktir. Ampulü icat ettim, yerçekimini buldum diye ortaya çıkan adam ukaladır. Kimsenin bilmediği bir şeye takılmıştır. Üniversitelere söyleşilere gittiğim zaman benim de gözüme hep ukala insanlar takılır. Çünkü onlar dikkati çekiyor.

Ben hakikaten her insanin beğenelim yada beğenmeyelim kendisine has bir tavrı olmasından çok hoşlanıyorum. Onun için farklı görüşler, farklı tutumlar, toplumun genel yapısına uymasa bile bütün bunların toplumu beslediğini düşünüyorum.

Nietzsche “Bütün harikalar, ürpertici kılıklara burunmeli ancak bu şekilde insanların kalplerinde bir yer edinebilirler”der. Çünkü sempatik ve aptal bir şey, sempatik ve aptal bir şey olarak hayatınızdan gelip geçer. Ancak uğruna çaba harcadığımız, önce korktuğumuz, direndiğimiz sonra kabul ettiğimiz ve sevdiğimiz bir şey kalbimize yerleşir. Ve ondan kolay kolay vazgeçmeyiz…

Ben hayatta başıma gelen her kötü şeyden sonra, kendi kendime söyle bir terapi yapmışımdır: Lütfen Allah’ım bu acı, bu boktan olay beni katılaştırmasın. Beni kindar bir insan yapmasın. Beni espriden yoksun zavallı bir insan haline getirmesin.

Beraber olduğun insana ne kadar ruhunun zenginliğini ortaya çıkararak , zekanı kullanarak davranırsan , o kadar mutlu edilirsin, o derece sürprizli ve keyifli bir yaşamın olur

Unutamadığım hiçbir arkadaş yok. Unutamadığım hiçbir şey yok. Hep daha iyisini yasadım. Benim gayretim budur. Sırf bitireyim diye bir tırtıla bile dönüşebilirim ben. Kurbağadan prense ve prensten tekrar kurbağaya. Mesela kadınları terk edemem ben. Hepsi de bunu bilir. Çok pis bir numaradır. Sonra ne arar, ne de sorarım. Basta çok zevk alırlar bundan. Ama sonra bir bakarlar ki, uçup gitmişim hayatlarından. İlişkilerimde yaptığım tek akillilik bu iste…

Can Yücel Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık; çalınan birinin kalbiyse eğer.

İnsanlarında yan etkileri olabiliyor. Kimileri başını döndürürken. Kimileri mideni bulandırıyor…

Gitmek istiyorsa, bırakacaksın.. gitsin ! Aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin ?

Benim halim memleketin hali.

Birine verilecek sevgin yoksa, Ona ümit dolu gözlerle bakma!

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış. Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

Ne sahip olduğundur hayat, ne de umdukların bunca zaman. Yüreğin kadardır hayat! ‘Seviliyorsan renkli, seviyorsan Siyah Beyaz.

Seni seviyorum demek değil ki matifet, Önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek.

Sevdiğin Kadar Sevilirsin.

Eğer çok konuşmak faydalı olsaydı, Allah iki ağız, bir kulak verirdi. Onun için, çok dinleyip az konuşmak gerek.

GözLer ve sözLer ikiside bir şeyleri gizler . SözLer ne kadar inkar etse de gözler herşeyi bir bir söyler…

Üç harf yanyana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin.. Sen dersin.. Ben dersin.. Sen, ben biter; biz dersin. Gün gelir git dersin.. Peki dur kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin? Git demek kolay, dur diyebilecek kadar yürekli misin?

Gidiyorum ben boşçakallar,sıçmışım ortalık yerinize.Kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık.

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. ‘O olmazsa yaşayamam’ demeyeceksin, Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.

Bir insana zorla sevdiremezsin kendini, Bana güven diyemezsin. O bunu hissetmiyorsa, tek bir söz söyleyebilirsin: Sen bilirsin.

Acılara bakıp da küsme sevdalara, gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları, kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.

Aşk da önemli olan aynı elleri tutmak değil, Bi ömür hiç bırakmamaktır.

Bir hayli kırgınım. Beni anlamadığın kelimelerin, aslında her şeyi anlatıyor oluşlarına kırgınım.

Bu memlekette göte “göt” denir!

Ülkenin, farklı şehirleriydik. ben sürgün yeri, sen başkent. İlk isyan hep sende başlardı. Cezasını çekmek hep bana kalırdı.

Ağlayanı güldürebilmek; Ağlayanla, ağlamaktan daha değerliymiş.

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
“Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Can Yücel e sorarlar; “Neden hep babanıza olan sevginizi anlatan şiirler yazıyorsunuz da,annenize olan sevginizi anlatan şiirler yazmıyorsunuz?” Can Yücel cevap verir; “ Anneme olan sevgimi anlatacak kadar şair değilim . .

Kaşı babam kaşı demeye kadar, mahmut başar kardeş, kazı babam kazı, kaşlarını.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek . .

Bu tarafta cok kişiyle yatarsan diğer tarafta yatıcak yer bulamazsın..

En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan, ne seyyareler ne de geceleri… ışıldayan yıldızlar .. En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.

Gidene söylenecek söz yok, sevse zaten gitmezdi; ama gelene de pek sevinmemek gerek, çünkü o da başkasından geldi.

En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir. Birbirini anlamayan.

Git demek kolay ama gittikten sonra üzüleceksin. “Eğer git diyebilecek kadar güçlüysen, hoşçakal deyip susmasını da bileceksin.

Yalnızım.. Çünkü herhangi biriyle değil, Beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola.

Öyle sevmelisin ki beni; bırakıp giderken hayatı, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı herşeyde.

Birini seveceksen, onu herşeyinle sevme. Çünkü bittiğinde; Onu unutamamana değil, unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın.

Körfezdeki dalgın suya bir bak; göreceksin Nato’ nun kablosu durmakta derinde.

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı… yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı ” her şeyde ”

Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım.Değmeyenlere zaten üzülmem.Üzüldüğüm şey,değmeyenlere yüreğimin değmiş olmasıdır . .

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden
anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak
koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında
gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını
anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
terkettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği
gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

”Sana ihtiyacım var, gel ! ”
diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ”git” dediğimde anladım..

Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum”
diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir
çocukmuş,her düştüğünde zırıl
zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı
sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, ”affet beni” diye
haykırmak istemekmiş pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
bir gün affedilmeyi,

Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
anladım..

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş

Galiba yoruldum. Herşey kadar, herkes kadar, sen kadar. ‘Kendimi her kaybettiğimde, Seni de kaybediyor olmaktan yoruldum.

Unutma; Onu artık unuttum demek, bir kez daha hatırlamaktır aslında.

Gerçekten seviyorsan hiçbişeyi mazeret etmeyeceksin. Gerçekten seviyorsan eğer sonuna’ kadar değil, ‘sonsuza’ kadar seveceksin.

Bir insanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş. Çok acıttığında anladım.

Kimi ölüler bize ne kadar yakın,Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü.

Bilmelisin ki . Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Kart sensin, postal sana girsin.

Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim! Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediğim..

Üşüyordum. .Sarılcak bir şeyler ararken seni buldum. .Dokundum. .Yanıyordun Elimi çekmek zorunda kaldım çünkü beni de yakiyordun . . Sana dokunsam yanıyor. Elimi çeksem donuyordum . . Şimdi düşünüyorum seninle olup yanmakmı zor. Yoksa Sensiz kalıp donmak mı ?

Kara kaşlı bir bulut geldi… Gürledi ama yağmadı değil Yağmadı ama gürledi gitti.

Senle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
“Nerden bileceksin! Sen hiç benimle olmadınki, ya aklın başka yerdeydi ya yüreğin.

Geldiğin kadar değil, Göründüğün kadar mutlusun. Ve sakın unutma; Gittiğin kadar değil, Hakettiğin kadar unutulursun.

İnsanı herhangi biri kırabilir; ama bir tek sevdiği acıtabilirmiş.

Anladım ki aşk; Her iki tarafı da mağdur eden, Yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.

Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.

Memnun olan yok hayatından ! Kiminle konuşsam aynı şey.. Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Kimileri ‘Seviyorum’ der, çünkü ezberlemiştir. Kimileri diyemez, çünkü gerçekten sevmiştir.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Aşk; kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.

Bazıları alışmış durmadan sevgili değiştirmeye. Haklısınız, Çünkü biz alışkın değiliz sevmediğimiz adama “seviyorum” demeye…..

İçin yanarken üşümek, Yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek.. İşte aşk bu olsa gerek !

Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, Seni gözleriyle bile aldatmayacak.

Ah be Dünya sen dönüyorsun onu anladık da bu insanlar senden daha hızlı dönüyor hemde ortada hiçbir yörünge yokken.

Öyle herkesi sevmeyeceksin.. Seviyorum’ demeyeceksin ! Seni seviyorum’ diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.

Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.

Artık başka biri alacak yerimi. Ve biliyorum zamanla unutacaksın beni, ama sonkez düşün sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi ?

Gitmek unutmak değildir sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyosun?

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun ?
“Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak.

Herşeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa, o kadar kırılırsın.

Beni derginin kıçına koyanın gelir kıçına korum.

Bilir misin ne zordur severek yaşamak. Ona benimsin deyip sarılamamak. Ne zordur hep yakın hissedip aslında ondan uzak olmak.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,Dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Kural bu: En çok seven, hep en önce terkedilir. Unutma; Vedalar acıtsada, bazen gitmek gerekir.

Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın.

Çok sahiplenmeden seveceksin mesela. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hemde hep senin kalacakmış gibi.

Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi ?

Benim öfkem gecelerin beyidir, kalkar bi tek çocuk ağlasa! İşte bak bu anasız yasa, Kanuni’nin değil bizimdir.

Şahin Babat Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Görmeden sevdiğim aşkıma; Sen yırtık ayakkabımla sevdin ya beni! Altından gümüş olsan, yine severim seni…

Gitmen dönmene engel değildir, ama geri dönmen benim gitmemi gerektirir..

En Sevdiğim kişiler tarihçilerdir, Ama en nefret ettiklerim de öyle..

Eseri olmadığım bir zihniyetin esiri de olmam..

İlk aşkın değilsem ben kusura kalma son aşkım olamazsın sen!

Kalbimde bunca hayvanın kendisine yer bulabileceğini bilseydim, sol tarafını hayvanat bahçesi yapar en sağına seni bekçi dikerdim..

Gittiğin iyi oldu be! Sen varken hiçbir şeyim yoktu, şimdi en azından dönmesini bekleyeceğim biri oldu..

Bir zamanlar satrançla o kadar iç içeydim ki, insanları da satranç taşı olarak görüyordum artık. Kimini at’a benzetiyordum kimini fil’e.. Ama ne ilginçtir ki satrançta öyle bir taş olmamasına rağmen çakallara benzettiğim o kadar çok insan vardı ki..

Lanet olsun içimdeki bu k….e sevgisine..

Ne kadar gururlu olursam olayım, kalbim hep yüzsüz benim..

Kız kardeşinize yapılmasını istemediğiniz bir muameleyi başkasının kız kardeşine yapmayın!

Sen kendin olunca çok oluyorsun, gel benim ol!

Hani bir şarkı mırıldanırsın ama kimse sana eşlik etsin istemezsin ya! İşte sen benim için öyle bir şeysin..

Dine siyaset deyip, siyasette din olmaz diyenler dinsizlerin ta kendisidir..

Ben değil beni bu hale getirenler utansın..

Onca yıldır içimdeki bunca sıkıntı ne diyordum! Meğerse birikmiş iki damla gözyaşıymış..

İlk kıvılcımın kime gittiyse, son şimşeğin ondan gelsin…

Geçmişime format attım anılarım resetlendi, yeni bir aşka yeni bir sürümle başlıyorum..

Kızlar çok iyi niyetliymiş.. Sevmediği bir erkeği stres topu niyetine kullanacak kadar..

Bazı kimseler vardır ki; bir cümlede isimleri geçtiğinde özne olduklarını bulmak için kim sorusunu değil ne sorusunu sorarım, o kadar ki değersizdirler..

Siz annenize sorarsınız ya: Anne akşama ne yiyeceğiz diye. Biz şunu sorarız; Anne akşam da yemek yiyecek miyiz?

Seni kıskandırmak için k…lik yapmam ben, ama sen yap! Yakışır sana..

Erkekler, hiç erkek eli değmemiş kızları daha çok severler oysa ikinci el erkekleri daha çok severler, daha önce başka kızlarla çıkmış olmaları onlara bir şey katacakmış gibi..

Süt verdiniz diye kan mı çekecektiniz benden? Allah’ınızdan bulun..

Benden sonra çok şey sandın sen kendini. Düşünmez misin hiç bu bana ne kattı diye! Bensiz pek bir şey değilsin hani..

Sana kavuşmaktan korkuyorum çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak..

Gidersen eğer benim kaybedeceğim tek şey kendin olursun..

Kapım sana her zaman açık, ama hangi yoldan gittiysen o yoldan dön..

Bir zamanlar senin için kalbimi bile verecekken şimdi o kalbimle senin için, bir kıvılcım bile çakmam..

Hani seviyordun ya! O yüzden mi ayrıldın?

Aşkımdan Pay Çıkarmaya Çalışanın Paydasını Alırım..

Sevgiliye taviz, teniste rakibe teselli seti vermemek gibidir.. Vermek çok daha kötü..

Ben, Sivas’ın kangal köpekleri meşhur diye biliyordum, ama sokak köpekleri daha meşhurmuş…

Bir seviyorum dememden etkilenecek kadar hassassa yüreğin,bir hakaretimden dolayı bitecek kadar basittir senin sevgin…

Bensiz yapamıyorsan titret beraber yapalım..

Sesinin kokusunu özledim..

İçim içime girse, ömrümden ömür veririm ama gururumdan ödün vermem..

Sevişmeyen iki yüreğin uğraşı mı olur? Biri tek taraflı sevmeye kalkışsa kalp tacizi olur..

Yalan bakışlara, sahte gülücüklere aldanmam derdim, aldanmadım zaten.. Sadece güzelliğinden şüphe duyan bir ahmakı tatmin ettim o kadar..

Gördüğüm her güzel kızı sana benzetecek kadar çok seviyorum seni..

Bir kalp sadece bir kere ilkbahar yaşar. Ben de bir kere ilkbahar yaşadım ve ilkbaharın ilk çiçeğini sevdim, nerden bilebilirdim ilk çiçeğin kardelen olduğunu, nerden bilebilirdim kar delenin kalp deldiğini, ve nerden bilebilirdim ki; melek yüzlü yapraklarının altında şeytan yuvasının olduğunu..

Ben sevdim mi ömrümün yettiği kadar severim ama gururumun yettiği kadar söylerim..

Sana her seni seviyorum dediğimde, kalbim dolu derdin. Ya her sevmiyorum dediğimde acıyan neydi?

Bir zamanlar benim için hayat senden ibaretti, şimdi ise senden ibret..

Gördüğüm her çöpü ağzıma atıyorum artık. Kalbine, senin girdiğin bir bedenin çöplükten ne farkı olabilir ki!

Bu güne kadar hiç kimseye kapımı sonuna kadar açmadım kimsenin yüzüne de kapıyı kapatmadım. Benim kapım hep aralıktır, isteyen gelir istemeyen gider..

Yanımda birileri varken bile hep yalnızdım ben..

Hain güvercin! Papatyamı kalbimden söküp almak bu kadar kolay mıydı?

Seni mutlak değer içindeki bilinmeyene benzetiyorum, ne olduğu bulmak için sağına da bir şeyler koymak lazım soluna da..

Hangi niyetle olursa olsun, bayanın eli boynuna gittiği an erkeğin eli koynuna gider..

Şeyh Bedrettin Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir.

Bilesin Ki, Atın Iyisine Doru, Yiğidin Iyisine Deli Derler.

Bey Memleketten Öte Değildir. Bir Savaş Yalnızca Bey Için Yapılmaz. Durmaya Dinlenmeye Hakkımız Yok Çünkü Zaman Yok Süre Az.

Hayvan Ölür Semeri Kalır; Insan Ölür Eseri Kalır. Gidenin Değil Bırakmayanın Ardından Ağlamalı.

Dünya Senin Gözlerinin Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler, Görülmeyenler, Ancak; Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

Sabır Kara Bir Dikeni Yutmak, Diken Içini Parçalayıp Geçerken De Hiç Ses Çıkarmamaktadır.

Geçmişini Bilmeyen, Geleceğini De Bilemez.

Kişinin Gücü Günün Birinde Tükenir Ama Bilgi Yaşar. Bilginin Işığı Kapalı Gözlerden Bile Içeri Sızar Aydınlığa Kavuşturur.

Üç Kişiye Acı; Cahiller Arasındaki Alime, Zenginken Fakir Düşene, Hatırlı Iken Itibarını Kaybedene. Gördün Söyleme, Bildin Bilme.

Faydalı Ile Faydasızı Ayırdedebilenler, Bilgi Sahibi Olanlardır.

Yalnızlık Korkanadır. Toprağın Ekim Zamanını Bilen Çiftçi Başkasına Danışmaz. Yalnız Başına Kalsa Da! Yeter Ki Toprağın Tavda Olduğunu Bilebilsin.

Osman Beye Nasihatı: Oğul, Insanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler. Avun Oğlum Avun. Güçlüsün Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamlısın. Ama; Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilemezsen Sabah Rüzgarında Savrulur Gidersin. Öfken Ve Nefsin Bir Olup, Aklını Yener. Daima Sabırlı, Sebatlı Ve Iradene Sahip Olasın. Dünya Senin Gözlerinin Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler, Görülmeyenler, Ancak; Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.Ananı, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir. Bu Dünyada Inancını Kaybedersen Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin. Açıksözlü Ol. Her Sözü Üstüne Alma. Gördün Söyleme, Bildin Bilme. Sevildiğin Yere Sık Gidip Gelme, Kalkar Muhabettin Itibar Olmaz. Üç Kişiye Acı; Cahiller Arasındaki Alime, Zenginken Fakir Düşene, Hatırlı Iken Itibarını Kaybedene. Unutma Ki! Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir. Haklı Olduğunda Mücadeleden Korkma. Bilesin Ki Atın Iyisine Doru, Yiğidin Iyisine Deli Derler.

Mehmet Ali Birand Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Vatandaşa canlı yayında uyarılarda bulunurken ‘Evlerden çıkarken panik yapmayın… Birbirinize dokunmayın…’ diyorsunuz… İnsanlar nasıl birbirlerine dokunmasınlar…?

Vallahi mızrak gibi fırlamışsınız stüdyodan !

Neden kaçarken, yanınızdakileri de beraberinizde götürmediniz. Onlara da ‘Hadi kaçın’ demediniz ?

Oğlum telefon etti geçen gün.. – Baba dedi. Sen Ana Haberde masadan düşmüşsün geçen gün ve düşerken muhabire ıhlamışsın.

Ben hayatta ıhlamam, bütün duyduklarınız abartma…

Ben çok iyi yetiştirilmiş insandım, gazeteciliğe namuslu şekilde başladım, sonra televizyona ittiler…

Yalakalığa gerek yok.. Gözünüz, kulağınız da yoksa bırakın siyaset yapmayın..

Ne ihale kovalarlar, ne iktidara yamanma meraklısıdırlar. Gelirleri sadece medyadandır.

Dünyada herşey olabilir, ancak Doğu ve Batı Almanya bir daha birleşemez…

Düzen yıkılınca değerimiz düşecek sandık, oysa…

Yeter ki, bunun bilincinde olalım ve içerde birbirimizi yiyeceğimize, bölgede büyümeye bakalım.

Yani, toplumsal barışa kavuşabilecek miyiz, yoksa savaş devam mı edecek?

Tevfik Fikret Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Kadın deniz gibidir, hiç güvenmek olmaz ha!

Arayan en sonunda hakkı bulur.

Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmesi demektir, hüsranına ağlasın.

Bir insanın ilk işi nedir? Cevap açık, kendisi olmak.

Bize bol bol ziya kucakla getir; Düşmek, etrafı görmemektendir.

Yaşamak benim ayinimdir.

Yılların ilerlemesine yabancı kalmak, düşmeye doğru eğilmektir.

En sakin yolculuk uykudur.

Göz açıldıkça ruh perdelenir.

Elbet sefil olursa kadın, alçalır beşer.

Kedimle oynarken benim onunla eğlenmemden daha çok, onun benimle eğlenip eğlenmediğini kim bilir?

Dünyada en büyük şey kişisel mutluluğu bilmektir.

Şüphe bir nura doğru koşmaktır. Şüphe etmek akıllı insanlar için haktır.

Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır. Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.

Yiyin efendiler yiyin! Bu han-i istiha sizin! / Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

Murat Menteş Sözleri

Pazartesi, 28 Ocak 2013

Elli Yaşındaki Bir Adam Kendini Otuz Yaşında Hissediyorsa, Yirmi Yılını Boşa Harcamıştır.

İntikam Şarabı, Yaraları Ham Olanlara Şifa Verir.

Rüyalar Alınyazımızın Ayrılmaz Parçalarıdır.

Kafa Karışıklığı Sık Görülen Bir Şeydir.

Son Sözlerime Şerh Düşüyorum, KORKMA BEN VARIM.

İnsan, Kendi Samiyetinin Altını Çizmeye Kalkıştı Mı, Ister Istemez Üstünü De Çiziyor. Samimiyet, Mahremiyetle Mukayyet Olsa Gerek.

Yas Sezonluk Bir Duygudur.

Bu Kitapta Anlatılan Olayların Hepsi Gerçektir, Fakat Hiçbiri Henüz Cereyan Etmemiştir.

Kalbinizde Olup Da Hiç Kimseye Anlatmayı Başaramadığınız, Dile Getirilmesi Imkansız Bir Şey Var Ya, Işte Allah Onu Biliyor, Üzülmeyin.

Gökle Bir Olmadıkça,Yerle Bir Oluyor Insan.

Herkesin Üç Kişiliği Vardır; Ortaya Çıkardığı, Sahip Olduğu Ve Sahip Olduğunu Sandığı.

Aşk Insanın Sadece Psikolojisini Ve Kimyasını Değil; Tarihini, Müzigini, Coğrafyasını, Edebiyatını, Fiziğini, Beslenme Çantasının Içindekileri, Hayat Bilgisini De Değiştiriyor.

Ölümden Degil, Gelecekten Korkuyorum.

İnsan Boş Bir Tüfektir Ama Bakarsın Bir Gün Patlar.

Hakikat Akılla Değil, Cesaretle Bulunur.

Bazı Ihtimaller Ihtimal Olarak Kalmaya Mahkumdur.

Ölümden Korkuyorduk, Çünkü Insandık.

Kartları Kader Karıştırır, Biz Oynarız.

Kader Hem Zamana [Tarihe Ve An’a] Ve Mekana [Uzaya Ve Vucudumuza] Yayılan; Hem De Bizzat Bizim Ruhumuza, Nefsimize, Zihnimize, Gönlümüze, Vicdanımıza, Bilincimize Yani Varlıgımızı Teşkil Eden Yoğunluk Bölgesine Odaklanan Gerilimin Adıydı. İyi Ile Kötü, Günah Ile Sevap, Helal Ile Haram, Doğru Ile Yanlış, Ümit Ile Korku, Ödül Ile Ceza, Cennet Ile Cehennem Arasındaydık. İnanmak Insanın En Ince Ve En Keskin Sınırda Hareket Etmesi Demekti. Buna Mukabil, Teslimiyette, Iradenin Forsunu Aşan Bir Imkan Vardı Ki Bunu Ancak Terbiyeden Sonra Gelen Olgunluk Sayesinde Kavrayabilirdik.

Yunus Emre Sözleri

Pazar, 27 Ocak 2013

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar. Aşka münkir ademi bu meydandan sürmüşler.

Dervişlik dedikleri, hırka ile taç değil. Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.

Cümleler doğrudur sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

Pervane-i şem ile, Sultan Muhyiddin ile, Cümle aşıklar ile, seyrettim Muhammed’i.

Delilsiz gidilmez yollar yamandir. Göçtü kervan kaldık daglar basında.

Mansur’um, uş dâra geldim,
Yusuf’um, pazara geldim.
Arslanım, şikâra geldim,
Velâkin yatağım orda.

Sen Doğru Olda Varsın Sanan Eğri Sansın. Lakin Sakın Unutma ki Sen Kendini Birşey Sanmadığın Sürece Doğru İnsansın.

Çok Mal Haramsız, Çok Söz Yalansız Olmaz.

Cem olup geldiler Ken’an’ın kurdu
“Biz yemedik” diye içtiler andı
Yakup’un feryadı arşa dayandı
Ağlar Yakup ağlar Yusuf’um diye

Dört kitabın manasın’ okudum tahsil ettim.
Aşka gelince gördüm, bir uzun hece imiş.

Ali Şeriati Sözleri

Pazar, 27 Ocak 2013

Bir ruhun kemal derecesi, yaşamaktan duyduğu sıkıntının derecesiyle doğru orantılıdır.

Siz eğer konuşabiliyorsanız, kendinizden, kendi aşklarınızdan, sıkıntılarınızdan ve hayallerinizden söz etmeniz çok insafsız ve namertçe bir şey olur.

Bizim içinse önemli olan insani görevi yerine getirmek ve Allah’ın yolunu takip etmektir. şayet zafer elde ettiysek duamız, zulümden, hakkı yok etmekten ve gururdan emanda olmaktır. şayet yenildiysek kötülükten ve zilletten uzak kalmak ve şehadetin nasibimiz olmasıdır!

Her din, çöküşünden ve çizgisini ilk çizgisine zıt bir şekilde belirledikten sonra; kendini bilen, aydınlığı olan, o dinin hakikatini bilen, bu sapmayı teşhis etmiş olan ve o iki gruptan da (ne düşüş, alçalma ve kötü değişime inanan kesimden ve ne de bu alçalma ve kötü değişime kail olan, din budur [diyen] ve sonra karşı çıkan yarı aydın gruptan) olmayan o iki grubun düşüncesinin tersine başka bir şeyin var idiğini ve başka bir şeyin olmuş olduğunu bilen tam bilinçli kimseler tarafından [ihya edilir].

Bir ruhun kemal derecesi, yaşamaktan duyduğu sıkıntının derecesiyle doğru orantılıdır.

Kim daha fazla insan ise, daha fazla dertli olur.

Evet, daha fazla insan olan kimse, insanın, yarısı itibariyle ortaklığının bulunduğu doğayla arasında daha fazla aralık ve uyumsuzluk olan kimse demektir.

Özellikle de soğuk kış rüzgarlarının esmekte olduğu ve bu vahşet ve karanlık sahrada kurdun gözlerinin ışığından başka bir aydınlığın görülmediği ve bu yolun yolcusunun gözünü kapatıp gönlünü Allah’a dayaması ve öyle yürümesi gerektiği günlerde.

Onlar Nuşirevan’ın adalet zincirlerini boyunlarına vurdular ve ahırları bayındır kıldılar, ben ise sarayları terk ettim.

Bana göre insan bir şahsın özel adı olmayıp, bir durum ve bir niteliktir. Bu sebeple artıp eksilmesi mümkündür.

Kim daha fazla insan ise, daha fazla dertli olur.

Ben herkesi rahatlatmak için gelmedim, ben rahatları rahatsız etmek için geldim.

Hüzün, yok olanın eksikliğinden, üzüntü ise varolanın eksikliğinden kaynaklanır.

Son, olması gerekenin ve olmayanın yakın sınırından ibarettir.

Hiçbir inkılapçı hareket mutlak kamil olduğu bir noktadan başlamamıştır. İnkılapçı çevre oluşunca her ne kadar eksik de olsa bir çaba ve bir kıvılcım, işe başlamak için yeterlidir. İşin içinde eksikler giderilir, kemal merhalesi ve başarı muhakkak gelecektir…

İran’da her tarafın, dağ taşın uyutmak için ninni söylediği şu anda sizler neden mırıldanıp iniltiler okuyasınız ki. Uyanabilmeleri için feryat edin…

… ya da hayır, en azından elden bir şey gelmiyorsa bir ses çıkarmak ta ki en azından kendimi unutmayayım ki bu da dert getirir.

Her şeye karış ve hiçbir şeye bulaşma. İnzivada pak kalmak, ne zordur ne de bir değere sahiptir. ‘İnsanlarla ol ve insanlarla olma’ gerçekten peygamberce bir sözdür.

Aksine bir düşünceyi, bir dini bozan şey, dosttur. Ya da dost toplumda baş gösteren düşmanlıktır. Bütün dinler, içeriden bozulmuş ve çürümüştür.

Son, olması gerekenin ve olmayanın yakın sınırından ibarettir.

Evet, daha fazla insan olan kimse, insanın, yarısı itibariyle ortaklığının bulunduğu doğayla arasında daha fazla aralık ve uyumsuzluk olan kimse demektir.

Hüzün, yok olanın eksikliğinden, üzüntü ise varolanın eksikliğinden kaynaklanır.

Şeyh Edebali Sözleri

Pazar, 27 Ocak 2013

İnsanlar eylemleriyle, düşünce ve fikirleriyle güzeli ve iyiyi bulabildikleri oranda Hak’la kavuşmuşlardır.

Gerçek tasavvufçu, hiç bir insan gözünün görmediği, kulağının işitmediği, gönlünün sezmediği şeyhleri bilir. Onları halka, kafalarının alabileceği şekilde anlatır. Ama aslını içinde gizler. Eğer halk bunu öğrenirse, kendisini öldürür.

Tarih, gelecek için kavga verip, yitmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.

İnsanlar birbirlerine yahut haksız mala, meşru olmayan paraya veya rütbe ve mevkilere yiyecek ve içeceklere ibadet ediyorlar da, Allah’a ibadet ediyoruz sanında bulunuyorlar.

İbadet etmekten amaç; ezeli ve büyük varlığa gönüllerin yönelmesi ve kapılmasıdır. Yoksa dünya umuruna dalmış bir kalp ile bin sene namaz kılmış, oruç tutmuş olsan, bundan dolayı hiç bir sevap ve mükâfat kazanamazsın.

Hayatı ve dünyayı kendi küçük dünyaları ile sınırlı tutanlar bizi anlamazlar.

Kötü ve Çirkin işlerle uğraşan insanlar Hak’tan uzaklaşmışlardır. Cehennem işte budur. Cennetle cehennemi başka yerde aramak saçmalıktır.

İnsanlar Müslümanlıktan önce somut bir puta taparlardı, çağımızda ise hayali bir puta tapıyorlar. Belki bir gün Hak kendisini gösterirde Hak olarak ona taparlar.

Bütün namazlar ve niyazlar ahlâkın düzeltilmesi için iç yüzün arınlanması için birer vasıtadan ibarettir. Hakiki ibadetin hiç bir vakit kayıt ve şartı yoktur. Hangi tarzda yapılırsa yapılsın, Tanrının dileğine uygun olur. İbadetin temeli maksudun Hak olmasıdır. Bir cemaatte bu temel bulunmayınca yaptıkları ibadetler de kaybolur. Yalnız kötü toplantılar kalır. Fenalık üzerinde toplananlardan sen hemen uzaklaş.

Tanrı dünyayı yarattı ve insanlara verdi. Demek ki; dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.

Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan, şüphesiz ki; hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur. Ancak insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden, çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler.